Batmanlı necma ile mısto

Batmanlı necma ile mısto

İsimlerini çok daha sonradan öğrendiğim batmanlı Necma ile Mısto, ara sokaklardan birinde, bir fotoğrafçının önüne oturmuş sohbet ediyorlardı.1970li yıllardı.O yıllarda, mahalleler, sokaklar, apartmanlar şimdiki gibi değildi; deliler horlanmaz, kovalanmaz, itilmez kakılmaz, aksine onlara sahip çıkılırdı. O yıllarda insanlar cüzdanlarıyla değil vicdanlarıyla yaşarlardı.Bizim Batman’ın Necma ile Mısto’su birbirlerine aşık iki deliydi. Ve Batman halkı bu güzel deliyi çoktan bağrına basmıştı. Her yerde onlara uzanan bir el, bir yürek bulunurdu.Fotoğrafçının önündeki kaldırıma çöken……….:

Necma’nın eli Mısto’nun omuzundaydı. Mısto ise artık aşktan mı bilinmez, başka bir gururla bakıyordu Necma’sına. Bu bakışı bir aşıklar tanır bir de deliler.Onlar, yamalı elbiselerine ve ayaklarındaki yıpranmış trabzon lastiklerine rağmen, sanki dünyanın en zengin iki insanıydı. Bir zamanlar tanıştığım bir derviş “Delilerin aşkı dağa benzer, eteği yaz, bahardır, başı kış kıyamet.” demişti. Necma ile Mısto’nun aşkları da, dervişin dediği gibiydi; bir yanda ucsuz bucaksız keder, diğer yanda kürt halayı…Dayanamyıp yanlarına oturdum. Beni farketmediler.Necma bir bebeğin tenine dokunur gibi, mısto’nun yanağına dokundu. Mısto’nun gözleri iki arap atı gibi şahlanmış, aşkla Necma’ya bakıyordu. Mıstoya arkada duran fotoğraflarla dolu vitrini gösterip, biraz da utanarak ”Bizim de bi resmimiz olaydı ya…” dedi Necma. Mısto elindeki sigaradan derin bir nefes aldı.

Dumanın yarısını bırakıp geri kalanını ciğerine gömdü. ”Aldanma! Resimler küllüm yalan der. Aha bu resimler duvarlarda durduğu gibi yürekte durmaz. Duvarda gülümser, yürekte ağlar.” dedi.Necma dönüp dikkatlice vitrindeki fotoğraflara baktı.Sonra Mısto’ya ”Peki sevdada mı yalan der?” diye merakla sordu. Mısto Necma’nın kınalı ellerini koca avuçlarına aldı. İyice yanaştı ona. Gözleri Nnecma’nın gözlerinde secdeye durdu. ”Sevda ne derse doğru der çavraşımın(kara gözlüm). fakat sevdanın ne dediğini sadece deliler doğru anlar çünkü sevdalanmak akıllı işi değildir.” dedi. Necma güldü. Mısto’nun elndeki, sönmek üzere olan izmariti aldı ve içine çekti. ”Öyleyse sevdanın yalan söyleyen resimlere ihtiyacı yoktur Mısto. Ne duvarda gülsün ne de yürekte ağlasın.”

Sohbetlerini bölmemek için, yavaşça yerimden kalkıp, hayat denilen yola devam ettim.O vakitler ben çok küçüktüm ve aşkın delliğin en son basamağı olduğunu o yaşlarda Mısto ile Necma’dan öğrendim.Sonraları ben de onlar gibi delirmek, deilirip arınmak için çok uğraştım ama delirmeyi beceremedim. Şair oluşum bundandır. Hani belki bir deli alır beni koynuna da, beni de kendine benzetir. Kim bilir…

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.