Temel

Temel

Temel yeni bir eve taşınır. Evi temizleyelim, eşyaları toparlayalım,çocukla uğraşayım derken aradan 1 ay geçer. Temel bir gün alışverişe giderken yolda Dursun’u görür.Temel: -Ula Tursun niye bize gelmeyesun daa? Dursun ise:-Ula Temel’um senun adresu yazdığun kağudu bizim kari yikamuş adres yazulu kağut kayboldu. Temel evini tarif etmiş. Dursun bunu not almış. Temel anlatmayı bitirmiş bitirmesine ama sonunda “Zile dirseğunle basacaksun” demiş. Dursun merak etmiş:Temel elum dururken niye dirseğumle basacağım daa? – Eşşek değulsun yaa gelurken bir şey alacaksın muhakkak, elun dolu olacak sen de dirseğunle basacaksın daa! Burası Trabzona Gitmez Temel uçakla Trabzon’a gidecekmiş.

Oturmuş bir yere rastgele. Asıl yer sahibi gelmiş: – Beyfendi burası benim yerim kalkar mısınız? – Hayır. – Beyfendi burası benim yerim kalkın. – Hayır. Yer sahibi gider hostese başvurur. – Beyfendi burası sizin yeriniz değil, kalkar mısınız lütfen? – Kalkmam. Hostes çare bulamayınca kaptana başvurur. Kaptan, Temel’in kulağına bir şey fısıldar ve Temel kalkar, arka tarafa oturur. Herkes hayret etmiş durumdadır, biz bu kadar uğraştık kalkmadı acaba kaptan nasıl kaldırdı bunu diye. Dayanamıyorlar, Kaptan’a soruyorlar: – Dedim ki, burası Trabzon’a gitmez!.. 40 Yıl Önceki Gün Kadın gece yarısı uyandığında kocasının yatakta olmadığını görür. Kalkıp mutfağa gittiğinde kocasını yaşlı gözlerle kahve içerken bulur. “Ne oldu, neyin var” diye sorar.

Adam: “40 yıl önceki çıktığımız günleri hatırlıyormusun?” kadın çok duygulanır. demekki kocası 40 yıl önceki yıllarını hatırlayıp, uyuyamamıştır. “evet” der duygulu bir sesle. adam: “daha liseyi yeni bitirmiştik ve sen 18’ine girmek üzere idin.” “evet” der kadın o günleri hatırlayarak. “bir gün annen evde yoktu ben size gelmiştim. hatırlıyormusun?” “evet ” ! der kadın gülümseyerek.

adam: “annen eve erken gelmişti ve bizi yakalamıştı, hatırlıyormusun?” kadın “evet” der büyük bir sevgi ile. kocasının her detayı hatırlamasından memnun ve mutlu. adam: “annen odasına gitmiş bir silah ile gelip silahı başıma dayamış ve ya kızımla evlenirsin yada seni 40 yıl hapse gönderirim, daha 18’ine bile basmadı” demişti. hatırlıyormusun?” “evet” der kadın gülümseyerek. adam gözlerindeki yaşları siler ve büyük bir iç çeker: “bugün hapisten çıkıyor olacaktım” Ben de bilmiyorum Temel bir gün trende yolculuk yaparken, yanına Yahudi bir yolcu binmiş. Hareketlerinden ve giyim tarzından, Temel’in saf biri olduğunu anlayan Yahudi, hemen Temel’e yönelerek seslenmiş: – Beyefendi, size bir soru sorabilir miyim? – Sor. – Sen bana bir soru sor, bilemezsem; 100 lira veririm. Sen benim sorumu bilemezsen; bana 10 lira verirsin, olur mu? – Olur. Yahudi yolcu: – Önce sen sor.

Temel sormuş: – Üç ayaklı canlı nedir? Yahudi biraz düşündükten, sonra 100 lirayı uzatmış: – Bilemedim, sen söyle? 100 lirayı cebine atan Temel, Yahudiye 10 lira geri vermiş ve şöyle demiş: – Ben de bilmiyorum!.. Eşeğin Hali Bir kamyonun çarpışıyla yaralanmış olan Çiftçi Celal kazadan sorumlu tuttuğu taşıma şirketine dava açıyor. Mahkeme salonunda şirketin avukatı ile Celal karşı karşıyalar, ve avukat soruyor: – Ama siz kazadan sonra gelen polis memuruna “ben çok iyiyim” demediniz mi?” – Anlatayım ağam; Ben bizim merkebi gasabada satışa götürmek üzere gamyonetime bindirmiştim ki. – Bırakın ayrıntıları Celal Bey, siz sadece soruma cevap verin: Siz, kazadan hemen sonra gelen Polis memuruna “ben çok iyiyim” dediniz mi, demediniz mi? – İşte anlatıyom ya Avukat bey; merkebi gamyonete yüklemiş, yola çıkmıştım ki…

Avukat tekrar adamın sözünü kesti ve Hakime dönerek: – Sayın hakim, size olayın tam olarak nasıl gerçekleştiğini davacının kendi ifadesi ile almaya çalışıyorum ama, soruma cevap vermiyor. Bu bey, kazadan hemen sonra olay yerine ulaşan polis memuruna ifadesinde “çok iyi” olduğunu söylemiş. Kayıtlara geçmiş. Şimdi, aradan kaç hafta sonra müvekkilime dava açıyor. Ben bu davada, bu şahsın mahkemeyi yanıltmaya çalıştığına inanıyorum. Lütfen, sadece soruya cevap vermesini söyler misiniz? Yargıç çitçinin hikayesi ilgilendirir gibiydi: – Merkep hakkında söyleyeceklerini merak ettim aslında; Bırakalım da anlatsın….

Celal Yargıça teşekkür ederek devam etti: – İşte dediğim gibi, sayın Hakimim, tam merkebimi gamyonetime bindirmiş şehre doğru gidiyodum ki, bu şirkete ait gucuman bi kamyon, “DUR” tabelasına aldırmadan üzerime sürdü ve bize çarptı. Ben yolun bi yanına fırladım, Garagaçan bi yana nasıl kötüyüm, nasıl kötü, anlatamam, gıpırdanamıyom sancıdan, öte yanda Garagaçan bir anırıyo, bir anırıyokine, ortalık inliyo, derkene bi polis memuru geliverdi, Garagaçanın sesini duymasile önce ona dooğru gitti, eğildi, bahtı, tabancasına davrandı, alnının ortasından Garagaçanımı vurmasın mı??? Soonacııma, yolun garşı tarafına geçti, bana dooru geldi, dedikine: – Merkebin hali berbattı, vurmak zorunda galdım, “sen nassın bakayım?”

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.